28 Haziran 2010 Pazartesi

Kahramanları vicdani retçiler ve barış yanlıları olan bir roman: Kudüs'ün Gönüllü Sürgünleri

Dünyanın neresinde olursa olsun neden barış yapmak savaşmaktan ve
çatışmaktan daha çok cesaret eser? Terörü, kim neye göre tanımlar?
Şiddete başvuranlar, ona maruz kalanların yılıp vazgeçmeyeceğini,
aksine yalnızca kinleneceklerini nasıl bilmezliğe gelebilir? Her yeni
saldırının, her iki toplumdaki barış yanlılarının sesinin biraz daha
kısılmasına yol açtığını anlamak neden bu kadar zordur?

Kudüs'ün Gönüllü Sürgünleri bir yandan size öykülerini anlatırken bir
yandan da bu sorulara yanıtlar bulmaya çalışıyorlar. Onlar,
İstanbul'da yaşayan Iraklı doktor Saad'a aşık üçüncü kuşak Filistin
mültecisi Fransız Nadya, bekar anne Saadet, sağduyunun sesi
Danimarkalı Frank, hiçbir şeyi ciddiye almıyormuş gibi yapan ama
sırlarla dolu İngiliz Steve ve ne olup bitiğini kendi penceresinden
anlamaya çalışan küçük kız çocuğu Hazal.

Diğer kahramanlar Arafat, Şaron, İsrail Ordusu, Hamas, intihar
saldırganları, barış gönüllüleri, Yahudi gelenekleri,
Filistin alışkanlıkları, vicdani retçiler, yerleşimciler, Şeyh Yasin,
kutsal mekânlar ve müdavimlerine 'Play it
Sam' dedirten Barood Bar.

Ama asıl kahraman Kudüs. "Siz istediğiniz
kadar birbirinizi yok edin, ben, kutsal Kudüs şehri, vakarımı hiç
bozmadan, dünyanın sonuna kadar böyle ayakta kalacağım, parlayacağım
ve ışığımı saçmaya devam edeceğim. Hiçbiriniz bana sahip
olamayacaksınız' diyen Fettan Kudüs.

Kudüs'ün Gönüllü Sürgünlerinin bölümleri numaralarla değil
İbranice, Arapça ve Latince harf isimleriyle bölünüyor. Çünkü o
diyarda, harflerin ruhu olduğuna inanılıyor ve bu roman size oraların
ruhunu anlatıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder